<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>AlsahBlog</title>
        <description>Hayata dair her şey şiir, söyleşi, tartışma ve resim</description>
        <link>http://passions00.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 05:05:03 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title> Şahmaran Efsanesi (Şahmaran Efsanesi Hakkında) </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/sahmaran-efsanesi-sahmaran-efsanesi-hakkinda_3416353.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/sahmaran-efsanesi-sahmaran-efsanesi-hakkinda_3416353.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;
&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt;Şahmaran Efsanesi (Şahmaran Efsanesi Hakkında)&lt;/STRONG&gt; 



&lt;IMG class=resize alt=&quot;&quot; src=&quot;http://img93.imageshack.us/img93/4619/sahmeran12rn.gif&quot; border=0&gt;
&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Şahmaran efsanesi&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Efsaneye göre Şahmaran yüzlerce yıl önce Tarsus'ta yaşayan yılan vücutlu kadın başlı bir kahraman. Bahçesinde insanoğlunu cezbedecek her türlü yiyecek ve ziynet eşyası bulunan Şahmaran kimsenin bilmediği bir yerde insanoğlundan uzakta yerin altında yaşamış, ta ki insanoğlu Camsab tarafından bulunana kadar. &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Yoksul bir ailenin oğlu olan Camsab bir gün ormanda bir kuyu dolusu bal bulmuş. Balı çıkarmak üzere kuyuya inen Camsab'ı, bütün balı yukarı çeken arkadaşları aç gözlülükleri yüzünden kuyuda bırakmış. Yalnız başına feryat eden Camsab tam da ümidini kesmişken topraktan iğne deliği büyüklüğünde ışık sızdığını farketmiş. Cebindeki bıçak ile ışığın geldiği deliği büyüten Camsab, ömründe görmediği kadar güzel bir bahçeye girmiş. Bu bahçede dünyada eşi benzeri olmayan çiçekler, ortasında bir havuz ve çevresinde oturaklar ile bir yığın yılan bulunuyormuş. Havuzun başındaki taht üzerinde insan başlı, süt beyaz vücutlu bir yılan Camsab'a kendi diliyle hitap etmiş; 'Hoşgeldin insanoğlu, çevrendekilerden korkma sen bizim misafirimizsin' &lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Şahmaran Camsab'a türlü türlü yiyecekler ikram edip kendi ülkesine nasıl ve neden geldiğini sormuş. Camsab hikayesini uzun uzun anlatmış... Camsab'ı dinleyen Şahmaran başını sallayıp 'İnsanoğlu nankördür, hilekardır. Küçücük menfaatleri karşısında .. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/sahmaran-efsanesi-sahmaran-efsanesi-hakkinda_3416353.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 27 Jun 2007 18:09:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>VERMEK ÜSTÜNE </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/vermek-ustune_3341469.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/vermek-ustune_3341469.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Elinizdeki mallardan verdiğinizde çok az verirsiniz. &lt;BR&gt;Ancak canınızdan verdiğinizde gerçekten vermiş olursunuz. &lt;BR&gt;Oysa canınız gibi sakladığınız mallarınız gelecekte muhtaç olurum korkusuyla bekçiliğini yaptığınız nesnelerden başka nedir ki? &lt;BR&gt;Yarının ne getireceği belli mi? &lt;BR&gt;Kutsal kente doğru yol alan hacıların peşine düşmüş aşırı temkinli bir köpek, kızgın kumların altına bir kemik gömse, ne çıkar? &lt;BR&gt;Olur da bir şeylere muhtaç duruma düşerim korkusu, gerçekte muhtaç durumda oluşun ta kendisi değil midir? &lt;BR&gt;Su kaynaklarınız doluyken, susuz kalırsam diye korkulara kapılmak en giderilmeyecek susuzluk değil de nedir? &lt;BR&gt;Kimileri, pek çok mal mülk sahibi oldukları halde ancak pek azını kıyıp da verebilirler. Üstelik bunları da salt gösteriş olsun diye verirler. Oysa bu içten pazarlıklı veriş, verdiklerinde bereket komaz. &lt;BR&gt;Kimileri de ellerinde pek az olmasına karşın çıkarır olanı biteni verirler. &lt;BR&gt;Bu gibiler hayata bağlanmış, ona inanç duyan kimselerdir ve onların ambarları hiç boş kalmaz. &lt;BR&gt;Kimileri sevecenlikle verir ve edindikleri tüm armağan da bu olur. &lt;BR&gt;Kimileri de verirken ıstırap çeker, çünkü onların yıkandıkları kutsanmış sulara ıstırap karışmıştır. &lt;BR&gt;Kimileri verirken ne ıstırap çeker, ne bundan kendine bir mutluluk payı çıkarmak peşinde koşar, ne de vermenin erdemli bir davranış olduğunu düşünür. &lt;BR&gt;Bunlar da, o uzak vadilerde açan küçük menekşeler, kokularını yeryüzüne nasıl sunuyorlarsa, öyle verenlerdir. &lt;BR&gt;Tanrı, işte bu gibi kimselerin elleri aracılığıyla konuşur ve onların gözlerinin ardından yeryüzüne bakarak gülümser. &lt;BR&gt;İstendiği zaman vermek iyidir, ancak ihtiyaç içinde olanın durumunu kavrayıp o istemeden vermek daha iyidir. &lt;BR&gt;Eli açık bir kimse için, verebileceği bir şeyleri alacak eli bulmak, vermekten çok daha yüce bir mutluluktur. &lt;BR&gt;Hem, kişinin sonsuza dek elinde tutabileceği bir nesne var mı ki? &lt;BR&gt;Bugün elde olanlar, bir gün gelecek, mutlaka başka ellere verilecektir. </description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:52:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>YASAM USTUNE </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/yasam-ustune_3341458.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/yasam-ustune_3341458.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;YASAM USTUNE&lt;BR&gt;Bir Bir yalnizlik okyanusundaki bir adadir Yasam, kayalari umuttur Ada'nin,agaclari dus;cicekleri issizliktir,dereleri ozlem. &lt;BR&gt;Ey dost, senin yasamin diger adalardan ve topraklardan ayrilmis bir adadir. &lt;BR&gt;Limanlarindan kac gemi yelken acarsa acsin baska iklimlere, kac gemi varirsa &lt;BR&gt;varsin limanlarina, sen yine, yalnizligin istirabiyla inleyen ve mutlulugu &lt;BR&gt;ozleyen issiz bir ada olarak bir basina kalacaksin. En yakin dostuna bile &lt;BR&gt;mechulsun, onlarin ilgi dolu sevgisinden ve anlayisindan cok uzaklardasin. &lt;BR&gt;Ey kardesim, seni, altin kumeciklerinin ustune oturmus, zenginligine &lt;BR&gt;sevinerek - hazinelerinle gurur duyarak, topladigin her avuc dolusu altinin, &lt;BR&gt;diger insanlarin tutku ve dusuncelerini seninkilere bagimli kilan goze &lt;BR&gt;gorunmez bir halka olduguna inanip, guvenlik duydugunu gormusumdur. &lt;BR&gt;Aklimda seni, dusmanlarinin kalelerini yerle bir etmek tasarilariyla &lt;BR&gt;ordularina kumanda eden bir fatih gibi gormusumdur. Ama sana bir kez daha &lt;BR&gt;baktigimda, senin yerinde, altin kasalarinin ardinda cirpinan bir yalniz &lt;BR&gt;yurekten ve kapatildigi altin kafeste bosalmis su kabinin karsisinda &lt;BR&gt;kalakalmis susamis bir kustan baska bir sey goremedim. &lt;BR&gt;Ey kardesim, seni, cevrende kral diye kabullenmis, sana basardigin buyuk &lt;BR&gt;islerin ovgusu olan sarkilari soyleyen, senin akil gucunu oven ve sanki bir &lt;BR&gt;yari - tanrinin huzurundaymislar gibi, hatta gokkubbenin coskusunu bile &lt;BR&gt;bastiran coskunluk belirtileriyle sana bakinan insanlarin arasinda &lt;BR&gt;gorkemliligin tahtina kurulmus olarak gormusumdur. &lt;BR&gt;Ve sahip oldugun bunca nesneye bakarken, yuzunde, sanki onlarin ruhu &lt;BR&gt;senmissin gibi mutluluk, gucluluk ve zafer belirtilerinin oynastigini &lt;BR&gt;gormusumdur. &lt;BR&gt;Ama sana bir kez daha baktigimda seni, tahtinin yanibasinda durup, sanki &lt;BR&gt;gorunmez hayaletlerden icinde sicaklik ve dostluktan baska hicbir sey &lt;BR&gt;bulunmasa da kabulun olan bir siginak dilercesine elini her yana uzatan, &lt;BR&gt;kendi.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/yasam-ustune_3341458.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden? </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/siyah-daha-koyudur-ve-en-durust-neden_3341449.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/siyah-daha-koyudur-ve-en-durust-neden_3341449.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Güvenmek ya da güvenmemek, işte bütün mesele nerede?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Güvendiğimiz dağlara kar yağar, oysa kar beyazdır, huzurdur. Güvendiğimiz dağlara&amp;nbsp; yağan kar&amp;nbsp; gridir. Bende gri karışık bu aralar. Gri,Siyahtan biraz da beyazdan çalar rengini, pusludur, istir, kirdir. Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gökyüzü ile yarışıyordu düşüncelerim, ruhum. Önce grilik nereye çökecekti. Odama elbet. Bana ve hüzün renkli gözlerime. Yine dalmış gitmiştim. Gittiğim yerler yalnızlık. Neden yalnızlık? Zaman zaman en rahat olduğum yer. Kimse kalmak istemese de, en kalabalıkta bile kaçamak yapar. Bir acı saplanır aniden. Gülerken aklına düşüverir; bir aldatılmışlık, o an gözler eğilir, bir şerit hakim olur, geçiverir anılar kısacık. İçinde ne büyük kayıplar vardır. Herkesin vardır. Kimileri için itiraf etmek küçüklüktür. Değildir oysa. Ne zaman nerelerde yitirdim anımsıyorum; güvenimi inancımı. &lt;BR&gt;Anlamaya başladığımda herşeyi. Hissetmeye. &lt;BR&gt;Hiç kimse beceremiyordu aslında bahaneleri. Kandıramıyordu. İnanmış görünmeyi öğrendik, çünkü böyle gerekti. Yoksa herkesi kaybedecektik. Herkes değildi aslında dürüst olmayan; Bazıları, birkaçı. Onların kalmalarına da biz izin veriyorduk -aldanmış görünerek-. Onlar bunun farkında bile değillerdi. Daha az acıyla tutunmak içindi, gülümseyişler. Nasıl davranırsak -belki- öyle olurlardı. Hoş değişmezdi hiçbir insanoğlu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Olsundu, bazıları biryerlerde anlardı, yaptıklarını, yaptıklarından vazgeçmeleri gerektiğini. Kimileri de bizlerden gidince anlamışlardır başka birilerinde. Başka birileri şanslıydılar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Cümlelerim düşüyor, yamuk yumuk sözlerim. Anlaşılmak istemiyorum. Anlatmak hiç. Beni, yaşanmışları, acı verenleri, bazılarınızı, birşeyleri anlamaya davet etmeyi çok isterdim. Bundan da uzun zaman önce vazgeçtim. Bir insan yapacaklarını yapmışsa, yaptıklarının acıttığını ona anlatmak kocaman bir sıfırdır. Aslında bilir, ama bilmek işine gelmez.Bunun Bilincinde olsa zaten yapmayac.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/siyah-daha-koyudur-ve-en-durust-neden_3341449.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:49:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mehmet Akif&amp;#8217;in Neyzenliği ve Neyzen Tevfik </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/mehmet-akif-in-neyzenligi-ve-neyzen-tevfik_3341432.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/mehmet-akif-in-neyzenligi-ve-neyzen-tevfik_3341432.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG alt=&quot;&quot; src=&quot;http://i190.photobucket.com/albums/z39/sofi74/Resim1.png&quot; border=0&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Mehmet Akif&amp;#8217;in Neyzenliği ve Neyzen Tevfik&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Neyzen Tevfik daha 19'undayken, 1898'de, babası medrese öğrenimi için, sonradan Şeyhülislâm olacak olan Musa Kâzım Efendi'nin yanına, İstanbul'a gönderir onu. Musa Kâzım Efendi, onu, Fatih'teki Fethiye Medresesi'ne yerleştirir. Ama Neyzen Tevfik, medrese eğitimi ve ortamı ile bağdaşmaz. Zamanını daha çok Galata ve Yenikapı Mevlevihaneleri'nde geçirir. Bu arada Mehmet Akif Ersoy'la tanışır. Akif, dönemin seçkin müzisyen ve edebiyatçıları ile tanışmasını sağlar.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;1901 yılında, medrese giyimi olan cübbe ve şalvar yerine Akif'in verdiği setre pantolonu giymesi, akşamları medrese dışında kalması ileri-geri konuşmalara yol açınca, Fethiye Medresesi'nden ayrılır ve Fatih'te Şekerci Hanı'nda tuttuğu bir odada yaşamaya başlar. Daha sonra da Çukurçeşme'deki Ali Bey Hanı'na yerleşir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ÂKİF sayesinde Neyzen Tevfik, Ahmet Mithat Efendi, Muallim Naci, Şair Şeyh Vasfi gibi edebiyatçılarla tanıştı. Mehmet Akif'le dostluğu süren Neyzen, Mehmet Akif'e ney öğretti; Mehmet Akif de Neyzen'e Arapça, Farsça ve Fransızca öğretti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Neyzen Tevfik'in yeni yaşamı, gönlüncedir. Giderek genişleyen bir &quot;tanıdık alanı&quot; vardır. Dönemin önde gelen ailelerince köşk, yalı ve konaklarına çağrılan, dahası saray çevresine bile sokulan bir neyzendir artık. Tanıştığı ve beğenisini kazandığı kişiler arasında Sultan V. Mehmet Reşat, Hidiv Abbas Hilmi Paşa, Sadrazam Sait Halim Paşa, kardeşi Abbas Halim Paşa, II. Abdülhamit'in kızı Zekiye Sultan, damadı Gazi Osman Paşa'nın oğlu Nurettin Bey... anılabilir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;1928 yılında Dresden Opera Müdürü Kurt Schtringler ile tanışır. Ney çalışına hayran kalan Neyzen Tevfik'i yücelten sözler söyler. Aynı yıl, eski dostu Mehmet Akif'i görmek için Mısır'a gider. Bir yıla yakı.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/mehmet-akif-in-neyzenligi-ve-neyzen-tevfik_3341432.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kadınlar üzerine söylenmiş özlü sözler </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/kadinlar-uzerine-soylenmis-ozlu-sozler_3341417.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/kadinlar-uzerine-soylenmis-ozlu-sozler_3341417.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Tanrı kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti. Kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar. Ahmet Altan &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Bir kadın aynı zamanda hem sevdalı, hem anne olamaz. Andre Maurois &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Kadın psikolojisini otuz yıldır incelememe rağmen büyük soruya cevap bulamadım. Gerçekte kadınlar ne istiyor? Sigmund Freud &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Zengin dullar bir gözleriyle ağlarlar, öbürünü kırparlar. Miguel De Cervantes &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at; kapında varsa kaldır at. Türk Atasözü &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Kadına inanan, kendini aldatır. İnanmayan da kadını aldatır. Çin Atasözü &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Bir sürü erkek başarısını ilk karısına borçludur. İkinci karısını da başarısına. Jim Backus &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur. Zararı veren onları yakalamaktır. Jack Davies &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Erkek hissettiği, kadın göründüğü yaştadır. Moltimer Collins &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Bir erkek ölürken kıpırdayan son yeri, kalbidir. Bir kadın ölürken, dili&amp;#8230; George Chapman &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa birşey istiyor demektir. Sesini yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir&amp;#8230; Anonim &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Kesinlikle evlen! Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun Sokrates &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Bütün dünyada bir tek güzel çocuk vardır. Bütün annelerde ona sahiptir. Çin atasözü &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Her başarılı erkeğin arkasında, onunla gurur duyan bir karısı ve bu işe şaşakalmış bir kayınvalidesi vardır. Brooks Hays&amp;nbsp; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir. Goethe &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek en iyi şey boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha emin yollardan elde edebilirim. Sebastian Chamfort &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise meraktan evlenirler. İkisi de hayal kırıklığına uğrar. .. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/kadinlar-uzerine-soylenmis-ozlu-sozler_3341417.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title> Hak ve Adaletten Bi Haber Olanlara İthaf Olunur!! </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/hak-ve-adaletten-bi-haber-olanlara-ithaf-olunur_3341406.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/hak-ve-adaletten-bi-haber-olanlara-ithaf-olunur_3341406.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Bir acelesi olduğunu, onu görür görmez anlamıştım. Sağanak hâlinde yağan&lt;BR&gt;yağmura aldırış bile etmiyor ve bükülmüş beline rağmen sağa sola&lt;BR&gt;koşuşuyordu.&lt;BR&gt;Yanına sokularak:? Hayrola teyzeciğim, dedim. Bir derdiniz mi var? Sıcak&lt;BR&gt;bir tebessümle:&lt;BR&gt;- Buraların yabancısıyım evlâdım, dedi. Hastahane tarafına gidecek bir&lt;BR&gt;araba arıyorum.&lt;BR&gt;-Biraz beklerseniz aynı dolmuşa binebiliriz, dedim. Oraya geldiğimizde&lt;BR&gt;size haber veririm. Teşekkür ederek yanıma yaklaştı ve küçük bir çocuk&lt;BR&gt;gibi şemsiyemin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıyla ıslanmış&lt;BR&gt;ve yanacıkları pembe pembe olmuştu.&lt;BR&gt;-Torunlarımdan biri menenjit geçirdi, diye devam etti. Ziyaret saati&lt;BR&gt;bitmeden dolaşmak istemiştim. Saatime baktıktan sonra:&lt;BR&gt;-20 dakikanız var, dedim. Hastahane yakın ama, bu havada pek araba&lt;BR&gt;bulunmuyor.&lt;BR&gt;Durağa herkesten önce geldiğimiz için dolmuşa da rahatça bineceğimizi&lt;BR&gt;zannediyordum. Ancak araba yanaştığında, arkamızda duran 4-5 kişinin bir&lt;BR&gt;anda hücum ettiğini gördüm. İçeriye doluşan ve arkadaş oldukları anlaşılan&lt;BR&gt;adamlara:&lt;BR&gt;- İlk önce biz gelmiştik, dedim. Sırayı bozmaya hakkınız var mı? Ön&lt;BR&gt;koltukta oturanı:&lt;BR&gt;-Hak istiyorsan Hakkâri'ye gideceksin arkadaşım, dedi. Hem oradaki&lt;BR&gt;haklardan K.D.V. de alınmıyormuş. Bu lâf üzerine attıkları kahkahalarla&lt;BR&gt;bindikleri araba sarsılmış ve sinirlerim allak bullak olmuştu.&lt;BR&gt;Sakinleşmeye çalışarak:&lt;BR&gt;- Ben biraz daha bekleyebilirim, dedim. ama şu ihtiyar teyzenin&lt;BR&gt;hastahaneye yetişmesi gerekiyor. Bu defa şoför lâfa karışıp:&lt;BR&gt;- Teyzenin arabaya falan ihtiyacı yok be kardeşim, dedi. Okuyup üfledi mi&lt;BR&gt;hastahaneye uçuverir. Tekrar kopan kahkahalarla birlikte araba uzaklaşıp&lt;BR&gt;gitti. Yaşlı kadına baktım, tevekkülle susuyordu. 5-10 dakika sonra gelen&lt;BR&gt;bir başka dolmuşa onunla beraber bindim ve şoföre, teyzeyi hastahanede&lt;BR&gt;indirmesini söyledim. Yaşlı kadın, yapacağı ziyaretten ümitsiz görünmesine&lt;BR&gt;rağmen şikâyet etmiyordu. Üstelik trafik de yarı yo.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/hak-ve-adaletten-bi-haber-olanlara-ithaf-olunur_3341406.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:45:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yengec ve Kizi </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/yengec-ve-kizi_3341396.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/yengec-ve-kizi_3341396.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Yengec ve Kizi&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Yengecin biri kizina:&lt;BR&gt;&quot;Oyle yan yan yurumesene! O islak taslara surtunmesene!&quot; der dururmus&lt;BR&gt;Bir gun kizi dayanamamis:&lt;BR&gt;&quot; Anne,&quot; demis. &quot; Hele sen bir dogru yuru de, ben de sana bakip dogru nasil yurunur ogreneyim.&quot;&lt;BR&gt;EZOP&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Iste yaptigimiz bu. Onlara nasil yuruyeceklerini gostermeden dogru yurumelerini beklemek. Yamacimda bir cocuk var. Birileri onu dunyaya getirmis ve mutsuzluklarinin icinde hic mutlulugu anlatmadan ya da yasatmadan mutlu olmasini beklemis. Olabilir mi?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Ben yamacimdaki cocugun bana sarildiginda yuregime akan sevgisini hissediyorum. Mutlu olmak icin cabasini gozlemliyorum. Inanin bana yasaminizda asla bir yetiskinde goremeyeceginiz bir istekle istiyor mutlu olmayi. Bunun icin farkli yontemler kullaniyor. Size bagimli bir hayat surmek istiyor. Tum enerjinizi onun icin harcamanizi, onsuz olmamanizi istiyor. Bunu soylemeden edemeyecegim. Oyle bir an geliyor ki ruhunuzdaki tum kivilcimlarin sondugunu hissediyorsunuz. Ne yaparsaniz yapin, sinirlar koymazsaniz bir cocuk ruhunuzun en derinine bile saklamis oldugunuz enerjinizi alip tuketebilir. Iste o an pilinizin bittigini hissediyorsunuz. Yaniniz da varligini dahi istemez hale geliyorsunuz. Peki bu cozum mu?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Bunun cevabini dusunmeye basladiginiz an gercekler ardi arkasina siralanmaya basliyor. Kendimizi cocuklarimizdan sakinmak dusuncesi bile korkutuyor yuregimizi. Sakinmak, onu bizsiz birakmak, ne kadar yanlis geliyor degil mi?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;O zaman ayaginiza gecirin spor ayakkabilarinizi ve kosmaya baslayin. Hic durmamacasina, hic bitmeyecekmis gibi kosun&amp;#8230; Ne oldu? Tikandiniz. Yere yigildiniz. Soluk alamaz haldesiniz. Cozum ne? Dinlenmek ve eski gucunuze kavusmak. Iste ruhumuzdaki kivilcimlari yeniden atese cevirmek icin bizim yapacagimizda bu.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Oyle bir an geldi ki Nazli ruhumdaki en derinlerde sakladigim enerjimi kendini mutlu etmek icin aldi. Bir an soluk alamaz halde oldugumu hissettim. Bir de.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/yengec-ve-kizi_3341396.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Murphy'nin Orijinal Yasaları </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/murphy-nin-orijinal-yasalari_3341338.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/murphy-nin-orijinal-yasalari_3341338.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Hiç bir şey göründüğü kadar kolay değildir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Her şey tahmin ettiğinden daha uzun sürer.&lt;BR&gt;Ters gidebilecek her şey ters gider.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir şey ters gidecekse, ters gider.&lt;BR&gt;Birkaç şeyin ters gitmesi olasılığı varsa, en fazla zarar verecek olan en önce ters gider.&lt;BR&gt;Bir şeylerin ters gitmesi mümkün değilse, gene de ters gider.&lt;BR&gt;Bir şeyin ters gidebileceği 4 durumu fark eder ve bunları önlerseniz,hazırlıksız olduğunuz 5. bir durum derhal ortaya çıkar.&lt;BR&gt;Kendi hallerine bırakılırsa, işler kötüden berbata doğru gider.&lt;BR&gt;Her şey yolundaysa bir şeyler kesinlikle gözünüzden kaçmıştır.&lt;BR&gt;Tabiat daima gizli kusurdan yanadır.&lt;BR&gt;Hiç bir şey aptallık geçirmez hale getirilemez, aptallık bir dahidir.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/murphy-nin-orijinal-yasalari_3341338.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:41:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yürekteki yanık </title>
            <link>http://passions00.blogcu.com/yurekteki-yanik_3341300.html</link>
            <guid>http://passions00.blogcu.com/yurekteki-yanik_3341300.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Genç kız, el aynasında makyajını kontrol etti; &amp;#8220;-Gayet iyi.&amp;#8221; dedi. Güzelliğinden emindi.Çevresindeki erkeklerin pervane olmasından zaten biliyordu güzel olduğunu. Hayatın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi.Cep telefonu çaldığında , akşam arkadaşlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu. Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;- Alo&amp;#8230;kızım, nasılsın ?&lt;BR&gt;- İyiyim anne. Ne oldu *&lt;BR&gt;- Sana bir surprizim var.&lt;BR&gt;- Surpriz mi ?&lt;BR&gt;- Evet.Çok eski bir arkadaşım, dostum şehrimize gelmiş&amp;#8230;.&lt;BR&gt;- Eee kimmiş.&lt;BR&gt;- Kim olduğu surpriz. Fakat, onu senin almanı istiyorum.&lt;BR&gt;- Ben mi ?&lt;BR&gt;- Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş. Parka gitmesini ve seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı istiyorum.&lt;BR&gt;- Anne, ben böyle şeyleri sevmem, kendin halletsen.&lt;BR&gt;- Kızım 1-2 saatlik bir işim var. Ayrıca seni bebekliğinden tanıyan bir arkadaşım. Seni görünce mutlaka çok sevinecektir.&lt;BR&gt;- Amaaan. Peki peki&amp;#8230; Nasıl tanıyacağım.&lt;BR&gt;-Evden çıkarken üzerine giydiklerini tarif ettim.O parkta bazı oturaklar piknik masası şeklinde. Parkın sinema tarafı girişindeki ilk piknik masasına otur. O gelince seni bulacak.&lt;BR&gt;-Tamam anne ..tamam&amp;#8230;&lt;BR&gt;- Kızım senden her gün mü bir şey istiyorum.Üniversiteyi bitireli, hele de işe gireli bir fatura yatırmaya bile göndermedim.&lt;BR&gt;- Hemen darılma, tamam dedim ya&amp;#8230;&lt;BR&gt;- O nasıl tamam demekse&amp;#8230; neyse, hadi o zaman, izin al da çık, bekletme. Ben de işlerimi bitirip hemen geleceğim.&lt;BR&gt;**** **** **** **** **** **** **** **** **** ****&lt;BR&gt;Genç kız , izin alıp çıktı.Kısa bir yürüyüşten sonra parka vardı. Bu parkta daha önce hiç oturmadığını farketti. Arkadaşlarıyla hep paralı,lüks eğlence yerlerine giderlerdi.&lt;BR&gt;Annesinin tarif ettiği, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına oturdu. Masanın diğer tarafında bir köylü kadınla, küçük kız oturuyordu. Onlarla aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti. &amp;#8220;-A.. ( &lt;a href=&quot;http://passions00.blogcu.com/yurekteki-yanik_3341300.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 20 Jun 2007 17:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://passions00.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>