AlsahBlog

• 20/6/2007 - Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?

venmek ya da güvenmemek, işte bütün mesele nerede?

Güvendiğimiz dağlara kar yağar, oysa kar beyazdır, huzurdur. Güvendiğimiz dağlara  yağan kar  gridir. Bende gri karışık bu aralar. Gri,Siyahtan biraz da beyazdan çalar rengini, pusludur, istir, kirdir. Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?

Gökyüzü ile yarışıyordu düşüncelerim, ruhum. Önce grilik nereye çökecekti. Odama elbet. Bana ve hüzün renkli gözlerime. Yine dalmış gitmiştim. Gittiğim yerler yalnızlık. Neden yalnızlık? Zaman zaman en rahat olduğum yer. Kimse kalmak istemese de, en kalabalıkta bile kaçamak yapar. Bir acı saplanır aniden. Gülerken aklına düşüverir; bir aldatılmışlık, o an gözler eğilir, bir şerit hakim olur, geçiverir anılar kısacık. İçinde ne büyük kayıplar vardır. Herkesin vardır. Kimileri için itiraf etmek küçüklüktür. Değildir oysa. Ne zaman nerelerde yitirdim anımsıyorum; güvenimi inancımı.
Anlamaya başladığımda herşeyi. Hissetmeye.
Hiç kimse beceremiyordu aslında bahaneleri. Kandıramıyordu. İnanmış görünmeyi öğrendik, çünkü böyle gerekti. Yoksa herkesi kaybedecektik. Herkes değildi aslında dürüst olmayan; Bazıları, birkaçı. Onların kalmalarına da biz izin veriyorduk -aldanmış görünerek-. Onlar bunun farkında bile değillerdi. Daha az acıyla tutunmak içindi, gülümseyişler. Nasıl davranırsak -belki- öyle olurlardı. Hoş değişmezdi hiçbir insanoğlu.

Olsundu, bazıları biryerlerde anlardı, yaptıklarını, yaptıklarından vazgeçmeleri gerektiğini. Kimileri de bizlerden gidince anlamışlardır başka birilerinde. Başka birileri şanslıydılar.


Cümlelerim düşüyor, yamuk yumuk sözlerim. Anlaşılmak istemiyorum. Anlatmak hiç. Beni, yaşanmışları, acı verenleri, bazılarınızı, birşeyleri anlamaya davet etmeyi çok isterdim. Bundan da uzun zaman önce vazgeçtim. Bir insan yapacaklarını yapmışsa, yaptıklarının acıttığını ona anlatmak kocaman bir sıfırdır. Aslında bilir, ama bilmek işine gelmez.Bunun Bilincinde olsa zaten yapmayacakları şeylerdir degil mi?

Kaybettiginde nasıl olsa anlayacaktır.

Neden söylemekle yorayım ki, onu-beni-bizi.
Güvenmek isteriz çünkü kimyamızda var, herkes birbirine güven duymak ister, bazılarımızın buna daha çok ihtiyacı vardır. Bir insana nasıl güvenilir? Açık sözlü olmasını bekleriz, ihtiyacımız olduğunda yanımızda olmasını isteriz, zaman zaman sorunların üstesinden gelmek için birilerine ihtiyacımız vardır. Çalışırken, severken ve aşkta.
Öyle bir zamandayızdır ki,

yaşam sahnedir. Oyuncular mükemmeli oynar, işte dersin harika bir insan. Güvenirsin. Dostluk başlar, aşk başlar. Tam inancının en kutsal yerinde başından aşağı kaynar sular boşalıverir. Birseylerin ardına saklanmaya başladıgını anladığın andır. Birkaç cümle ile kendini ele verir. Kaybolursun. İnce ince kar başlar yuregine, gri. 
 


Rolunu oyle iyi oynarki yanınızda. Birşeyleri size oyle farklı göstermeye calışır ki.Siz bilirsiniz neyin gercek oldugunu.Saklandıgı gercekleri.Halbu ki bilir digeri, digerinin dediklerinin cogunun dogru oldugunu ama savunma mekanizması, maneviyatı buna izin vermez.Kendini kandırır. Kendine biçtigi bir rolu ve durusu vardır.Buda onun oyunudur ve sizde sessizce dahil olursunuz.Ask için,sevgi için yureginiz için.


Siz Kendinizi sorguladığınızda peki? Aynada kendinle yüzleştiğinizde, ben bunları hakedecek bir insan mıyım’a cevabınız “kesinlikle hayır” ise, o kadar yıpratıcı olur karşılaştığımız haksız yaklaşımlar .

 Aşkı ele alalım, kendi yaşadığımız ya da tanığı olduğumuz sarsılmış ilişkilere bakalım. İlk başta aklımızı çelen ona güven duymak,inanmak kosulsuzca baglanmak değil midir? Bir insan bir insana güvenmek için ondan neler bekler? Söylediği sözlerin yaptıgı davranışların arkasında gozukup kalıyorsa kayıplar başlar.Hani nerde yanınızdamıdır.Arkanızda kalmaya gittikce başlar, mesafeyi acmayı ince ince işler size.

 Hani tek taraflı aşklar vardır. Bir taraf aşka adanmıştır, diğeri de aşka ait malzemeler için yaşar. Sadece olmuş olması içindir bazı ilişkiler. Onu -alana- elde edene kadardır tüm roller.

Ne kadar kolaydır başka hayatlara misafir olmak, sevgiyle açılmış kapılarda izler bırakırlar. soğuk ve ayaz. Halbuki acılmış o kapı o kadar sımsıcaktırki. gormek istemez.Cunku ona göre kendi hayatı daha sıcak ve samimidir.Aslında digerinde gercek bir yaşam vardır,roller yoktur. O hayat sahne değildir. Gercegin ta kendisidir.Hırlıdır gurludur,canlıdır ama huzur vardır,dinginlik vardır paylaşım vardır.Beklenti yoktur koşulsuzca veriş vardır.Rol yoktur bir seylerin ardına sıgınma,bahaneler  yoktur.Yasam  burda dimdik acık ve nettir.


Ve  gun gelir gerçek aşktan, aşıktan, çok büyük birşey çalarlar sahnedekiler!

Oyunlar oynamaya başlanır,boşvermişlikler,bir seylerin ardına sıgınmalar.Bunları diger taraf görur huzunle gulumser gecer.Der ki içinden;  büyük kayıbını ne zaman farkedeceksin, yitirildiğinde yerine koyman imkansızlıgını algılayabilecekmisin acaba gun geldiginde..Kendi sahnenin tozunda kaybolup gittiginde mi anlayacaksın.


Ağır günler başlar, herkesten uzak kalınmış günler. Kimileri bunu uzman doktorlar yardımı ile çözmeye çabalar. Beş harfli küçük bir kelime, hayatlarımızda ne büyük bir olgudur aslında.


Sözleri söylemeden düşünmek gerek, uzun cümleler hemen kısalacaksa ve yerine gelmeyecekse susmak gerek. Sırf kendi baharımız için başkalarının mevsimlerini tahmin edemeyeceğimiz şekilde kışa dönüştürmemek gerek. Çalmamak gerek yaşanmışlıkları, yok saymamak gerek. Umursamamak gerek.İşportaya dusurmemek gerek.Bir şeyleri kazanırken,diger tarafı kaybetmemek gerek.

Birde İnsana  en çok da koyan dokunmamaktır, görememektir tum bu olumsuzluklara ragmen.

``Bana söyleyemediğin bir şey varsa, tek başına düşündüğün şeyler varsa, o zaman yüreğinde ne arıyorum ben?`` demiş
 Alain de Botton, Aşk Üzerine yazdıgı kitabında.

Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?
Çünkü kendidir, sadece siyah.

sevgiyle, sevgimle....

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Hayata dair her şey şiir, söyleşi, tartışma ve resim

Son yazılar

Şahmaran Efsanesi (Şahmaran Efsanesi Hakkında)
VERMEK ÜSTÜNE
YASAM USTUNE
Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?
Mehmet Akif’in Neyzenliği ve Neyzen Tevfik
Kadınlar üzerine söylenmiş özlü sözler
Hak ve Adaletten Bi Haber Olanlara İthaf Olunur!!
Yengec ve Kizi
Murphy'nin Orijinal Yasaları
Yürekteki yanık
Gerçek Sevgi,paylaşmak
Önümüzdeki büyük engeller
Bir Saat
Burakın ışığınız yayılsın
Sevgiyi içeri davet edin
Bir nasihat 1000 akçe
Zekeriya Sertel'den Nâzım Hikmet
Bir Insanlik Analizi: Nazim HIKMET RAN
ANA ÖĞÜDÜ / Tahsin SARAÇ
BENİM GÜZEL YAVRUM / Rıfat ILGAZ
ARABALAR BEŞ KURUŞA / SABAHATTİN ALİ
Üç Dil Bileceksin / Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
Gazete Oku Tamboy 1. Sayfalar
İzmir Konak Belediyesi Sitesi
Güncel Türkçe Sözlük'te Söz Arama
Seçim Kütükleri İçin Seçmen Sorgulama
Bia.Net
Sinema / Nerde Ne Var?
Milliyet- Kitap
Radikal- Kitap
Cumhuriyet- Kitap
Kitap-lık Dergisi
Türk Dili Dergisi
Yeni Asır Gazetesi
T.C Kimlik Sorgulama
Vergi Kimlik Numarası Sorgulama
T.C Emekli Sandığı
Sude'nin Günlüğü
SuDem
Sudem 2

Kategoriler

Arkadaşlar

asu
yeniedebiyat
alisahin37
hasan37
guldeste
muzaffererdem
kastamonunet
oykuleroykuculer
sabahyildizi
romanyazilari
siirlersairler
sophia
hazanmevsimi
sukarakus
huznunyuzueylul
sinemaoyun
aysunsay
lepidoptera
esincolak
handangokcek2
tulaybilgin
Nurşen Görşen
senpazarli
canandansiirler
kaybolusculuk
karsittez
cumhuriyethalkpartisi
ogretbensen
umitzeynep
esevcanca
dusbahcesi
gulcanca
kastamonuluyuz
kaylule
sariyazma
berrinsulari
sahinsah
izoiscaticephe
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa http://alsahblog.blogcu.com/