AlsahBlog

• 20/6/2007 - VERMEK ÜSTÜNE

Elinizdeki mallardan verdiğinizde çok az verirsiniz.
Ancak canınızdan verdiğinizde gerçekten vermiş olursunuz.
Oysa canınız gibi sakladığınız mallarınız gelecekte muhtaç olurum korkusuyla bekçiliğini yaptığınız nesnelerden başka nedir ki?
Yarının ne getireceği belli mi?
Kutsal kente doğru yol alan hacıların peşine düşmüş aşırı temkinli bir köpek, kızgın kumların altına bir kemik gömse, ne çıkar?
Olur da bir şeylere muhtaç duruma düşerim korkusu, gerçekte muhtaç durumda oluşun ta kendisi değil midir?
Su kaynaklarınız doluyken, susuz kalırsam diye korkulara kapılmak en giderilmeyecek susuzluk değil de nedir?
Kimileri, pek çok mal mülk sahibi oldukları halde ancak pek azını kıyıp da verebilirler. Üstelik bunları da salt gösteriş olsun diye verirler. Oysa bu içten pazarlıklı veriş, verdiklerinde bereket komaz.
Kimileri de ellerinde pek az olmasına karşın çıkarır olanı biteni verirler.
Bu gibiler hayata bağlanmış, ona inanç duyan kimselerdir ve onların ambarları hiç boş kalmaz.
Kimileri sevecenlikle verir ve edindikleri tüm armağan da bu olur.
Kimileri de verirken ıstırap çeker, çünkü onların yıkandıkları kutsanmış sulara ıstırap karışmıştır.
Kimileri verirken ne ıstırap çeker, ne bundan kendine bir mutluluk payı çıkarmak peşinde koşar, ne de vermenin erdemli bir davranış olduğunu düşünür.
Bunlar da, o uzak vadilerde açan küçük menekşeler, kokularını yeryüzüne nasıl sunuyorlarsa, öyle verenlerdir.
Tanrı, işte bu gibi kimselerin elleri aracılığıyla konuşur ve onların gözlerinin ardından yeryüzüne bakarak gülümser.
İstendiği zaman vermek iyidir, ancak ihtiyaç içinde olanın durumunu kavrayıp o istemeden vermek daha iyidir.
Eli açık bir kimse için, verebileceği bir şeyleri alacak eli bulmak, vermekten çok daha yüce bir mutluluktur.
Hem, kişinin sonsuza dek elinde tutabileceği bir nesne var mı ki?
Bugün elde olanlar, bir gün gelecek, mutlaka başka ellere verilecektir.
Öyleyse şimdiden verebilmek varken, vermek mevsiminin varislere kalmasını beklemek niye?
"Vermek isterim ama verdiklerim yerini bulmalı,değmeli." der durursunuz.
Oysa meyve bahçenizdeki ağaçlar ve çayırlara saldığınız davarlar böyle söylemiyorlar.
Onlar yaşamak için veriyorlar, çünkü vermezlerse ölür,yiterler.
Günleri ve geceleri yaşamaya değer görülmüş bir kimse vereceklerinizi alabilmeye de değer durumdadır elbette.
Hayatın okyanusundan içebilmeye değer görülmüş bir kimse, sizlerin küçük derelerinizden de içebilecek değerdedir.
Almanın cesaret ve güvencesinde, hatta bağışlayıcılığında yatan çölden daha büyük kuraklık olabilir mi?
Hem sen kimsin ki insanlar senin önüne çıkıp da, değer olup olmadıklarını görebilesin diye göğüslerini açsınlar ve soydukları gururlarını senin ayakların altına sersinler?
Sen ilkin kendinin bir Verici-El olabilmeye değer olup olmadığını anlamaya bak.
Çünkü gerçekte cana bir şeyler veren Hayat`tır...sense kendini gerçek verici sanıyorsun. Oysa ,bir tanıktan öte bir şey değilsin.
Ve ey siz alıcılar - ki hepiniz öylesiniz - kendinizi hiç bir zaman minnet yükü altına sokmayın.
Sokmayın ki, ne kendinize ne de vericiye bir boyundurluk takılmasın.
Verilenler hem size hem vericiye kanat olsun, birlikte yükselin.
Çünkü aklınızı minnetin ağır yüküyle doldurursanız,özgür bağırlı yeryüzünü ana, Tanrı`yı da baba olarak kabullenmiş olan vericinin elaçıklığından kuşku duymuş olursunuz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2007-06-21 21:32:43 - Eylül'den

Yazan: huznunyuzueylul
Yine bir akşam, yine martı çığlıkları, yine iyot kokusu ve aşağıdan yükselen gül kokuları... Ve korkunç bir sıcak... Nefes almak imkansız oldu neredeyse... imdi çıkmalıyım sahile, elele gezen sevgilileri, çimlere uzanmış dalgaların sesini dinleyen, yıldızlara bakıp hayal kuran insanları selamlamalıyım gülümseyen bakışlarımla...
Bağlantı

Hakkımda

Hayata dair her şey şiir, söyleşi, tartışma ve resim

Son yazılar

Şahmaran Efsanesi (Şahmaran Efsanesi Hakkında)
VERMEK ÜSTÜNE
YASAM USTUNE
Siyah daha koyudur ve en dürüst. Neden?
Mehmet Akif’in NeyzenliÄŸi ve Neyzen Tevfik
Kadınlar üzerine söylenmiş özlü sözler
Hak ve Adaletten Bi Haber Olanlara İthaf Olunur!!
Yengec ve Kizi
Murphy'nin Orijinal Yasaları
Yürekteki yanık
Gerçek Sevgi,paylaşmak
Önümüzdeki büyük engeller
Bir Saat
Burakın ışığınız yayılsın
Sevgiyi içeri davet edin
Bir nasihat 1000 akçe
Zekeriya Sertel'den Nâzım Hikmet
Bir Insanlik Analizi: Nazim HIKMET RAN
ANA ÖĞÜDÜ / Tahsin SARAÇ
BENİM GÜZEL YAVRUM / Rıfat ILGAZ
ARABALAR BEŞ KURUŞA / SABAHATTİN ALİ
Üç Dil Bileceksin / Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
ArÅŸiv
Blog RSS
Gazete Oku Tamboy 1. Sayfalar
İzmir Konak Belediyesi Sitesi
Güncel Türkçe Sözlük'te Söz Arama
Seçim Kütükleri İçin Seçmen Sorgulama
Bia.Net
Sinema / Nerde Ne Var?
Milliyet- Kitap
Radikal- Kitap
Cumhuriyet- Kitap
Kitap-lık Dergisi
Türk Dili Dergisi
Yeni Asır Gazetesi
T.C Kimlik Sorgulama
Vergi Kimlik Numarası Sorgulama
T.C Emekli Sandığı
Sude'nin Günlüğü
SuDem
Sudem 2

Kategoriler

ArkadaÅŸlar

asu
yeniedebiyat
alisahin37
hasan37
guldeste
muzaffererdem
kastamonunet
oykuleroykuculer
sabahyildizi
romanyazilari
siirlersairler
sophia
hazanmevsimi
sukarakus
huznunyuzueylul
sinemaoyun
aysunsay
lepidoptera
esincolak
handangokcek2
tulaybilgin
Nurşen Görşen
senpazarli
canandansiirler
kaybolusculuk
karsittez
cumhuriyethalkpartisi
ogretbensen
umitzeynep
esevcanca
dusbahcesi
gulcanca
kastamonuluyuz
kaylule
sariyazma
berrinsulari
sahinsah
izoiscaticephe
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa http://alsahblog.blogcu.com/